| Ağrı Kent Rehberi
Genel Bilgiler

Efsane bir dağ, efsane bir şehir: Ağrı
Anadolu''nun İran''la bağlantısını sağlayan yolun üzerinde bulunan Ağrı, tarihi ve kültürel değerlerin yanısıra bozulmamış doğal kokusu, yüksek dağları, yayları ile ülkemizin güzide şehirlerinden birisidir.
Tarihi Hititler''e kadar dayanan yerleşim yeri, Orta Asya''dan gelen kavimlerin Anadolu''ya girişleri sırasında bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla bir çok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı''yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır.

İshakpaşa Sarayı, Dogubeyazıt''ın 8 km güneydoğusunda, Eski Doğubeyazıt''ın kayalıkları üzerindedir.
Doğu Anadolu''ya gelip yerleşen ilk Türk topluluğu M.Ö.680 yılında bölgeye gelen Sakalardır. Murat Nehri ve Doğubeyazıt çevrelerine kısa sürede yerleşmişlerdir. Daha sonraları Arsaklılar ve Artaksıyaslı Krallığı, Ağrı ve çevresine hakim olmuştur.
Bölge, Hz. Osman zamanında islam orduları tarafından fethedilmiştir. 872 yılına değin Abbasilerin kontrolü altında kalan Ağrı, daha sonra Bizans''ın kontrolüne geçmiştir.
1071 Malazgirt Savaşı sonrası bölgeye Türk boyları gelmeye başlamıştır. Ağrı, yüzyıla yakın bir süre Sökmenli Devleti''nin sınırları içine girmiştir. 1027-1225 yılları arasında Ani Atabekleri, 1239''da Cengizliler, 1256-1358 yılları arasında İlhanlılar ve Celayirliler Ağrı''da hüküm sürmüşlerdir. İlhanlılar bazen kurultaylarını Ağrı Dağı''nda yapmış, Anadolu ve İran''ı buradan yönetmişlerdir. 1393''de Moğol hakanı Aksak Timur, Ağrı bölgesini ele geçirmiştir. 1405-1468 tarihleri arasında Ağrı, Karakoyunlu toprakları içinde yer almış, Karakoyunlular yıkılınca Ağrı Akkoyunlular''ın egemenliğine geçmiştir.
Ağrı, Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran Savaşı sonrası Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı döneminde Şorbulak olarak anılan ilin adı, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiştir. Kazım Karabekir Paşa zamanında Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse diye adlandırılmıştır. Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat''ta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, Ağrı ve çevresinin olduğu sanılması dolayısıyla Ağrı''ya batılılar tarafından Ararat da denilmektedir. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il merkezi olmuştur. 5165m. yüksekliğiyle Türkiye''nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı''ndan dolayı da AĞRI adını almıştır.
Ekonominin Temeli Hayvancılık
Sanayii Türkiye''nin ekonomik gücüne katkıda buluncak, etki edecek güçte olmayan Ağrı''nın toprak ürünleri bakımından da milli ekonomiye katkısı azdır. Yapılan sanayi kuruluşları halkın başlıca geçim kaynağı olan hayvancılığa yöneliktir. Hayvansal hammaddelerin bir kısmı bu endüstri kollarında işlenir.
Ticaretin merkezi Karaköse''dir. İran sınırında bulunması ve Gürbulak sınır kapısı sebebiyle Doğubayazıt''ta ticaret daha gelişmiştir. İlçe merkezleri aynı zamanda ticaret merkezleridir. Köylerdeki ticaret; canlı hayvan, hayvan ve ziraat ürünleri ile çerçi ve satıcıların pazarladığı ihtiyaç mallarına aittir.
Turizm

Efsane bir dağ, efsane bir şehir: Ağrı
Anadolu''nun İran''la bağlantısını sağlayan yolun üzerinde bulunan Ağrı, tarihi ve kültürel değerlerin yanısıra bozulmamış doğal kokusu, yüksek dağları, yayları ile ülkemizin güzide şehirlerinden birisidir.
Tarihi Hititler''e kadar dayanan yerleşim yeri, Orta Asya''dan gelen kavimlerin Anadolu''ya girişleri sırasında bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla bir çok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı''yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır.

İshakpaşa Sarayı, Dogubeyazıt''ın 8 km güneydoğusunda, Eski Doğubeyazıt''ın kayalıkları üzerindedir.
Doğu Anadolu''ya gelip yerleşen ilk Türk topluluğu M.Ö.680 yılında bölgeye gelen Sakalardır. Murat Nehri ve Doğubeyazıt çevrelerine kısa sürede yerleşmişlerdir. Daha sonraları Arsaklılar ve Artaksıyaslı Krallığı, Ağrı ve çevresine hakim olmuştur.
Bölge, Hz. Osman zamanında islam orduları tarafından fethedilmiştir. 872 yılına değin Abbasilerin kontrolü altında kalan Ağrı, daha sonra Bizans''ın kontrolüne geçmiştir.
1071 Malazgirt Savaşı sonrası bölgeye Türk boyları gelmeye başlamıştır. Ağrı, yüzyıla yakın bir süre Sökmenli Devleti''nin sınırları içine girmiştir. 1027-1225 yılları arasında Ani Atabekleri, 1239''da Cengizliler, 1256-1358 yılları arasında İlhanlılar ve Celayirliler Ağrı''da hüküm sürmüşlerdir. İlhanlılar bazen kurultaylarını Ağrı Dağı''nda yapmış, Anadolu ve İran''ı buradan yönetmişlerdir. 1393''de Moğol hakanı Aksak Timur, Ağrı bölgesini ele geçirmiştir. 1405-1468 tarihleri arasında Ağrı, Karakoyunlu toprakları içinde yer almış, Karakoyunlular yıkılınca Ağrı Akkoyunlular''ın egemenliğine geçmiştir.
Ağrı, Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran Savaşı sonrası Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı döneminde Şorbulak olarak anılan ilin adı, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiştir. Kazım Karabekir Paşa zamanında Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse diye adlandırılmıştır. Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat''ta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, Ağrı ve çevresinin olduğu sanılması dolayısıyla Ağrı''ya batılılar tarafından Ararat da denilmektedir. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il merkezi olmuştur. 5165m. yüksekliğiyle Türkiye''nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı''ndan dolayı da AĞRI adını almıştır.
Ekonominin Temeli Hayvancılık
Sanayii Türkiye''nin ekonomik gücüne katkıda buluncak, etki edecek güçte olmayan Ağrı''nın toprak ürünleri bakımından da milli ekonomiye katkısı azdır. Yapılan sanayi kuruluşları halkın başlıca geçim kaynağı olan hayvancılığa yöneliktir. Hayvansal hammaddelerin bir kısmı bu endüstri kollarında işlenir.
Ticaretin merkezi Karaköse''dir. İran sınırında bulunması ve Gürbulak sınır kapısı sebebiyle Doğubayazıt''ta ticaret daha gelişmiştir. İlçe merkezleri aynı zamanda ticaret merkezleridir. Köylerdeki ticaret; canlı hayvan, hayvan ve ziraat ürünleri ile çerçi ve satıcıların pazarladığı ihtiyaç mallarına aittir.
Turizm

Efsane bir dağ, efsane bir şehir: Ağrı
Anadolu''nun İran''la bağlantısını sağlayan yolun üzerinde bulunan Ağrı, tarihi ve kültürel değerlerin yanısıra bozulmamış doğal kokusu, yüksek dağları, yayları ile ülkemizin güzide şehirlerinden birisidir.
Tarihi Hititler''e kadar dayanan yerleşim yeri, Orta Asya''dan gelen kavimlerin Anadolu''ya girişleri sırasında bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla bir çok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı''yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır.

İshakpaşa Sarayı, Dogubeyazıt''ın 8 km güneydoğusunda, Eski Doğubeyazıt''ın kayalıkları üzerindedir.
Doğu Anadolu''ya gelip yerleşen ilk Türk topluluğu M.Ö.680 yılında bölgeye gelen Sakalardır. Murat Nehri ve Doğubeyazıt çevrelerine kısa sürede yerleşmişlerdir. Daha sonraları Arsaklılar ve Artaksıyaslı Krallığı, Ağrı ve çevresine hakim olmuştur.
Bölge, Hz. Osman zamanında islam orduları tarafından fethedilmiştir. 872 yılına değin Abbasilerin kontrolü altında kalan Ağrı, daha sonra Bizans''ın kontrolüne geçmiştir.
1071 Malazgirt Savaşı sonrası bölgeye Türk boyları gelmeye başlamıştır. Ağrı, yüzyıla yakın bir süre Sökmenli Devleti''nin sınırları içine girmiştir. 1027-1225 yılları arasında Ani Atabekleri, 1239''da Cengizliler, 1256-1358 yılları arasında İlhanlılar ve Celayirliler Ağrı''da hüküm sürmüşlerdir. İlhanlılar bazen kurultaylarını Ağrı Dağı''nda yapmış, Anadolu ve İran''ı buradan yönetmişlerdir. 1393''de Moğol hakanı Aksak Timur, Ağrı bölgesini ele geçirmiştir. 1405-1468 tarihleri arasında Ağrı, Karakoyunlu toprakları içinde yer almış, Karakoyunlular yıkılınca Ağrı Akkoyunlular''ın egemenliğine geçmiştir.
Ağrı, Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran Savaşı sonrası Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı döneminde Şorbulak olarak anılan ilin adı, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiştir. Kazım Karabekir Paşa zamanında Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse diye adlandırılmıştır. Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat''ta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, Ağrı ve çevresinin olduğu sanılması dolayısıyla Ağrı''ya batılılar tarafından Ararat da denilmektedir. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il merkezi olmuştur. 5165m. yüksekliğiyle Türkiye''nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı''ndan dolayı da AĞRI adını almıştır.
Ekonominin Temeli Hayvancılık
Sanayii Türkiye''nin ekonomik gücüne katkıda buluncak, etki edecek güçte olmayan Ağrı''nın toprak ürünleri bakımından da milli ekonomiye katkısı azdır. Yapılan sanayi kuruluşları halkın başlıca geçim kaynağı olan hayvancılığa yöneliktir. Hayvansal hammaddelerin bir kısmı bu endüstri kollarında işlenir.
Ticaretin merkezi Karaköse''dir. İran sınırında bulunması ve Gürbulak sınır kapısı sebebiyle Doğubayazıt''ta ticaret daha gelişmiştir. İlçe merkezleri aynı zamanda ticaret merkezleridir. Köylerdeki ticaret; canlı hayvan, hayvan ve ziraat ürünleri ile çerçi ve satıcıların pazarladığı ihtiyaç mallarına aittir.
|